SORUNUN ÇÖZÜMÜ: KUVVETLER AYRILIĞI VE EĞİTİM
Ülkemizde eğitim ile ilgili sorunlar gün geçtikçe artıyor ve ilgili herkes konuyla ilgili çözüm önerileri sunuyor. Fakat gerek politika yapıcılarının(karar alıcıların) gerekse bu işin mutfağında görev yapan değerli eğitim emekçilerinin dile getirdiği çözüm önerilerinin kanımca çok faydası olmayacağını, günü kurtarmaktan başka amacının bulunmadığını düşünmekteyim. Az sonra dile getireceğim düşüncelerin radikal olmasından ve ütopik bulunmasından korkmuyor değilim açıkçası lakin benim de bir eğitimci olarak sorunlara ilişkin söylemem gereken şeyler var.
Bugüne kadar toplumsal hayatta yaşadığımız bütün sorunların kuvvetler ekseninde yaşanan eksikliklerle ve yanlışlarla ortaya çıktığını gözlemledik ve ifade ettik. Hepimizin de bildiği gibi yasama, yürütme ve yargı erkinin ayrılık içinde bulunması demokratik yaşamımız açısından çok önemli. Kuvvetler ayrılığı ilkesi olarak ifade edilebilecek bu sistem anayasamızın temel dayanağını oluşturmakta. Yaşanılabilirliği sorgulanıyor mu o ayrı bir soru demiyorum çünkü eğitime dair sorunlarımızın temelini kesinlikle bu ilke oluşturuyor. Çünkü yasama, yürütme ve yargı anayasal olarak ayrı görünse de tam aksine bir birlik içerisinde. Yasama yürütmeye, yargı yürütmeye ve yürütme yargıya gün geçtikçe karışıyor, tabiri caizse ayar veriyor adeta. Böyle bir ortamda demokratik hiçbir uygulamadan bahsedilemeyeceğini çok iyi biliyoruz.
Eğitim ile ilgili sorunlarımızın çözümünün temelinde demokratik bir eğitim sistemi yatıyor. Öncelikle demokrasi konusunda önemli yol almamız gerekiyor. Bunun için ise kuvvetler ayrılığı ilkesinin çok iyi çalıştırılması lazım. Hatta daha da ileri gidip kuvvetlerin dörde çıkarılması taraftarıyım. Yasama,yürütme, yargı ve eğitim. Evet eğitimin de başlı başına bir kuvvet erki olduğu düşünüyorum ve kesinlikle yürütmeden arındırılmış, bağımsızlaştırılmış bir teşkilat yapısının olmasını daha doğru buluyorum. Bunun için ise bakanlık düzeyinde bir teşkilatlanma yerine daha özerk bir yapıda tamamen eğitimcilerin kararlarıyla seçilecek yöneticiler tarafından yönetilmesini düşünüyorum. Çünkü eğitim bir ülkenin bence en önemli konusudur ve eğitime yürütmenin müdahale etmesini doğru bulmuyorum. Kendi iç yapısında daha bilimsel ve demokratik yaklaşımlarla organize edilmesi ülkemizin geleceği açısından temel anahtardır.
Eğitsel olanı arıyorsak, daha yaşanılabilir bir dünya bırakmak istiyorsak, çocuklarımıza daha iyi bir eğitim vermek istiyorsak öncelikle eğitimin her türlü siyasal etkilerden arındırılması ve bağımsızlaştırılması gerekiyor. Bunun tek çözümü ise ülkemizin geleceğini kurtaracak olan eğitime ayrı bir güç olarak bakmaktan ve anayasal düzende bu yeni erke yer verilerek sistemi şekillendirmekten geçiyor.